|
||||||||||||||||
|
Basın AçıklamalarıBatman’da Yaşamını Yitiren İnsan Hakları Savunucuları Bizleri Derinden Üzmüştür! »![]() 02 Ağustos 2010.
31 Temmuz 2010 tarihinde Batman Hasankeyf İlçesi Demirlipınar Köyü civarında İnsan Hakları Derneği (İHD) Batman Şubesi eski Başkanları Sadi Özdemir ve Sedat Özevin (aynı zamanda Batman Barosu eski Başkanı) ile HEP Batman eski İl Başkanı Salih Özdemir ve Sofi Özdemir’in içerisinde bulundukları aracın mayına çarpması sonucu yaşamlarını yitirmeleri, insan hakları savunucuları olarak bizleri derinden üzmüştür. Ölenlerin yakınlarına, Batman halkına ve Barosu’na, İHD camiasına başsağlığı diliyoruz.
2010’un Hak İhlalleri Ara Değerlendirme Raporu 1 Ocak-30 Haziran 2010 »![]() 9 Temmuz 2010.
2010 yılının ilk yarısında meydana gelen ve başta Kürt Sorunu’nun barışçıl ve demokratik çözümüne aykırı politikalarda ısrar nedeniyle yoğunlaşan insan hakları ihlallerinin damgasını vurduğu bir dizi gelişme nedeniyle, TİHV olarak 2010 yılının ilk altı ayını kapsayan hak ihlalleri ara değerlendirme raporu hazırlamayı ve bu raporu kamuoyuyla paylaşmayı uygun buluyoruz.
Geçen 2009 yılının sonunda yapmış olduğumuz değerlendirmede, hak ihlallerinde gözlemlemekte olduğumuz artış nedeniyle, 2009’un tüm demokratikleşme, millî birlik ve kardeşlik söylemlerine rağmen, ihlallerin gölgesinde kalan bir yıl olduğunu ve 2009 yılı içindeki tek olumlu insan hakları gelişmesinin çatışmalarda ölen ve yaralanan insan sayısındaki azalma olduğunu belirtmiştik. 2010 yılının ilk yarısında çatışmalar yeniden başladı ve yaşam hakkı ihlalleri şimdiden 2010’a damgasını vurmuş görünmektedir. Türkiye İnsan Hakları Vakfı Dokümantasyon Merkezi 2009 Hak İhlalleri Raporu »![]() 29 Nisan 2010.
TİHV Dokümantasyon Merkezi 2009 yılı içinde 18 faili meçhul cinayet işlendiğini; kolluk güçlerinin, “dur” ihtarı, rastgele ateş açma, yargısız infaz olaylarında 48 kişinin ölümüne sebep olduğunu; 6’sı gözaltı merkezlerinde ve 37’si de cezaevlerinde olmak üzere 43 kişinin de alıkonma yerlerinde şüpheli intihar ve ölüm, çıkan kavga sonucu ya da tedavinin engellen-mesi nedeniyle yaşamını yitirdiğini belirledi.
Yaşam Hakkına Yönelik Müdahaleler Sürekliliği Olan İhlallerdir! »![]() 16 Nisan2010.
Son günlerde art arda gerçekleşen ve kolluk kuvvetlerinin doğrudan ya da dolaylı olarak neden oldukları ölüm olayları dikkatleri yine Türkiye’nin değişmez temel sorunu ve ayıbı olan yaşam hakkı ihlallerine yöneltmiştir.
Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) olarak yıllardır ısrarla dile getirdiğimiz bir gerçekliği bir kez daha yinelemek istiyoruz: Bu ülkede yaşayan her meslekten, her yaştan, her cinsten herkes kolluk kuvvetlerinin şiddetinin potansiyel hedefi durumundadır. Şebnem Korur Fincancı Yargılanıyor! »![]() 16 Nisan 2010.
TİHV Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı’nın Taraf Gazetesi’ne 19 Temmuz 2009’da verdiği röportajda o dönemde yoğun tartışma konusu olan Münevver Karabulut cinayeti, Hüseyin Üzmez vakası ve Güler Zere’nin hastalığı ile ilgili Adlî Tıp Kurumu 3. Dairesi’nin aldığı kararların bilimsellikten uzak olduğunu belirtmesi üzerine, dönemin Daire Başkanı Nur Birgen’in açtığı davaya, 15 Nisan 2010’da Kadıköy 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nde devam edildi.
Duruşmada Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı’nın savunması dinlendi.
Röportajın yayınlanması nedeniyle Taraf Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Adnan Demir’in de yargılandığı davanın bir sonraki duruşması 22 Haziran 2010’a ertelendi.
Hükümet’in Unutulan/Unutturulan ‘Demokratik Açılım Programı’ üzerine Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın Özel Raporu »![]() 03 Mart 2010.
Türkiye’nin gündemi hızla değişiyor ve bugünlerde hükümet tarafından bir kez daha anayasa değişikliği gündeme getirildi. Söz konusu değişiklik tartışmaları 2009 yılının ikinci yarısından itibaren gündemimizi işgal eden ve hükümetin “Demokratik Açılım Süreci-Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi” olarak adlandırdığı girişimin geldiği noktayı değerlendirmemizi zorunlu kılmaktadır.
Her ne kadar hükümetin “Demokratik Açılım Programı”nda uzun vadede Türkiye’nin sivil ve demokratik bir anayasaya kavuşturulması ifade edilmekte ise de, yine hükümet sözcülerinin ifade ettiği gibi, bugün gündeme getirilen anayasa değişiklikleri bu kapsamdan bütünüyle uzaktır. “Türkiye İnsan Hakları Kurumu” Kanun Tasarısı ile ilgili Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın Görüşleri ve Önerileri »![]() 09 Şubat 2010.
18 Mayıs 2009’da Bakanlar Kurulu’nda kabul edildiği belirtilen “Türkiye İnsan Hakları Kurumu”nun kurulmasına ilişkin kanun tasarısı, 28 Ocak 2010’da TBMM Başkanlığına sunulduğu haberi basında yer aldı. Bu son kanun tasarısı, kurulması 2004’den bu yana gündemde olan ancak daha önce hazırlanan iki kanun tasarısının insan hakları örgütlerinin yoğun tepkisiyle karşılaşan “Türkiye İnsan Hakları Kurumu”nun kurulması için gerçekleştirilen üçüncü girişimdir. 60. Hükümet bu kanun tasarısını hazırlarken, önceki girişimlerde de olduğu gibi, sürecin baş aktörü olması gereken insan hakları örgütlerini bir kez daha dışladı ve söz konusu tasarı ile öngörülen kurumun Paris İlkeleri’ne uygun bir “ulusal insan hakları kuruluşu” olduğunu ileri sürdü. Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın Yeni Yıl Mesajı »![]()
BÜYÜK İNSANLIK
Büyük insanlık gemide güverte yolcusu
tirende üçüncü mevki
şosede yayan
büyük insanlık. Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Şubesi Başkanı Muharrem Erbey’in Gözaltına Alınması Üzerine Yaptığı Acil Eylem Çağrısı »![]() 24 Aralık 2009.
Bugün, 24 Aralık 2009 günü sabah saat 05:00’te, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla Diyarbakır merkezli olmak üzere 11 ilde Barış ve Demokrasi Partisi’ne (BDP) ve İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi’ne polis ekipleri operasyon düzenledi. Operasyonda İHD Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Şubesi Başkanı Avukat Muharrem Erbey’in de bulunduğu 80’in üzerinde kişi gözaltına alındı. İHD Diyarbakır Şubesi’ne düzenlenen baskında çalışanların dışarıya çıkmasına izin verilmezken binada bulunan tüm belgelere ve bilgisayarlara el konulduğu öğrenildi. Söz konusu belgeler 21 yıllık emeğin ürünü olan ve faili meçhul cinayetlerin, kayıpların ve işkence vakalarının aydınlatılmasında önemli rolü olan belgelerdir.
Hak Arama Mücadelelerinin Şiddetle Bastırılmasından Endişeliyiz! »![]() 18 Aralık 2009.
Ankara’da 17 Aralık 2009’da bazı işyerlerinin özelleştirilmesine ve bazı işyerlerinde çalışan işçilerin sözleşmeli olarak çalıştırılmasına karşı çıkan TEKEL işçilerinin, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Merkezi ile Abdi İpekçi Parkı’nda sürdürdükleri eylemlerine kolluk güçleri, biber gazı ve basınçlı suyla müdahale etti. Milletvekillerinin de destek verdiği eyleme müdahaleye, işçilerin biber gazının da etkisiyle havuza düşmelerine rağmen son verilmedi. Ankara Valisi’nin “provokasyon” olarak nitelendirdiği TEKEL işçilerine yapılan müdahale sonucu 29 işçi gözaltına alındı.
Demokratik Toplum Partisi’nin Kapatılması ve Tırmandırılan Şiddet üzerine Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın Tutum Belgesi »![]() Parti Kapatmalara, Tırmandırılan Şiddete ve Kışkırtmalara Karşın Barış İçin Hâlâ Umut Var! Çok Geç Olmadan Herkesi Duyarlı ve Sorumlu Olmaya Çağırıyoruz!.
Biz “dur!” demediğimiz sürece kendisini yeniden ve yeniden üretecek olan şiddet kültürü ya da, bir başka şekilde ifade edecek olursak, son günlerde tüm ülkeyi kıskacına alan şiddet sarmalı, Demokratik Toplum Partisi’nin (DTP) kapatılması kararı sonrasında yaşanan gelişmelerle vahim bir aşamaya sıçramıştır. 13 Aralık 2009’da İstanbul Dolapdere’de çekilen silahlar, bu kez, 15 Aralık 2009’da Muş Bulanık’ta patlamış ve iki yurttaşımız yaşamını yitirirken, üçü kurşunla olmak üzere 8 yurttaşımız da yaralanmıştır.
Kayıplarımızla Buluşalım Basın Toplantısı Gerçekleştirildi. »![]() 01 Aralık 2009.
Türkiye’de 25 yıldır devam etmekte olan bir savaş, bu savaşın yarattığı tahribat ve bu savaşın içinde kaçırılan, öldürülen ve cenazeleri bugüne dek bulunamayan, dolayısıyla yakınlarının yas sürecini tamamlaması engellenmiş, öldükten sonra dahi haklarından yoksun bırakılmış ölülerimiz var. Gerek ölenlerin haklarının korunması, ölüm nedenleri ve şekilleri araştırılarak insan onuruna yakışır biçimde ölümün belgelenmesi ve gömülebilmesi, gerekse tüm bu kayıpların yakınlarının ölüleri ile vedalaşıp, yas süreçlerini tamamlayabilmeleri, haklarının korunduğunu görerek savaşın ve katliamların yarattığı tahribatı onarıcı süreçlerin işletilebilmesi, travma ile baş edebilmeleri için kapsamlı bir buluşturma projesine gereksinim vardır.
Türkiye İnsan Hakları Vakfı tarafından 8. UPR Oturumuna Sunulan Rapor Türkiye »![]()
1. Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), Evrensel Dönemsel Değerlendirme (Universal Periocal Review-UPR) için Bilgi Hazırlama Genel Yönergesi’ne (General Guidelines for the Preparation of Information under the Universal Periodic Review) uygun olarak:
(a) yöntem ve değerlendirilen ülke tarafından UPR mekanizmasına sunulan bilginin hazırlanması için ulusal olarak izlenen geniş danışma süreci hakkında bilgi;
(b) insan haklarının korunması ve güçlendirilmesi için değerlendirilen ülkenin halihazırdaki hukukî ve kurumsal çerçevesi üzerine bilgi;
(c) insan hakları yükümlülüklerinin uygulanması durumu üzerine bilgi;
(d) ve tanımlanan sorunlar üzerine öneriler,
sunacaktır.
Paris İlkelerine Uygun İnsan Hakları Ulusal Kurumuna İlişkin TİHV'in Görüşleri ve Önerileri »![]()
Türkiye İnsan Hakları Vakfı’ndan (TİHV) Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Sayın Cemil Çiçek imzalı yazıyla, 2008 Yılı Ulusal Programı’nda yer alan hedefler doğrultusunda, Paris İlkelerine uygun insan hakları ulusal kurumuna ilişkin, 60. Hükümet tarafından hazırlanması düşünülen kanun tasarısı hakkında istenmiş olan ve 24 Eylül 2009'da kendilerine iletilen konuyla ilgili TİHV’in görüşleri ve önerileri (pdf)
Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın Güncel Gelişmeler Işığında Kürt Sorununa İlişkin Görüşlerinin Özeti »![]() 15 Ağustos 2009.
İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın “Demokrasi açılımı/Kürt açılımı” süreci ile ilgili olarak, 15 Ağustos 2009 Cumartesi günü düzenlediği toplam 21 sivil toplum kuruluşunun çağrılı olduğu toplantıda Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın sunduğu Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın Güncel Gelişmeler Işığında Kürt Sorununa İlişkin Görüşlerinin Özeti başlıklı metin.
26 Haziran 2009, İşkence Görenlerle Dayanışma Günü Etkinlikleri »![]()
TİHV 26 Haziran İşkence Görenlerle Dayanışma Günü etkinlikleri için 2009 ana temayı işkencenin Türkiye ve dünyada meşrulaştırılma çabalarını önlemek ve bu konuda kamuoyu duyarlılığını arttırmak olarak belirlemiştir.
1. Bu çerçevede ana program 26 Haziran’da Diyarbakır Temsilciliğimizce gerçekleştirilmiştir. Bugün, 26 Haziran Dünya İşkence Mağdurlarıyla Dayanışma günü »
Dünyanın hemen her yerinde işkence ve kötü muamele varlığını koruyor. Devletler bunu, muhaliflerine yönelik var olma durumu olarak algılıyor, devlet politikası olarak sürdürüyor. Bu politika, devletlerden topluma, bireylere doğru yayılırken, toplumda da aynı bakış ve anlayış içselleştiriliyor. Mayınlar Can Almaya Devam Ediyor » 28.05.2009.
Acil Eylem Çağrısı »“Türkiye İnsan Hakları Kurumu Kurulmasına Dair Kanun Tasarısı” Derhal Geri Çekilmelidir! »TBMM'deki zihniyete verilen yanıt »
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde “Devletime milletime karşı suç işleyenleri vurmaktan hoşlanacağım” diyebilen zihniyete verilen en güzel yanıt:
“İşkenceye Tolerans” Belgeseli 9. İzmir Uluslararası Kısa Film Festivali’nden sonra 20. İstanbul Uluslararası Kısa Film Festivali'nde de En İyi Belgesel Film Ödülü’nü Aldı... Artan Silah Kullanma Yetkisi »
Yaşam hakkı ile insanın maddi ve manevi varlığının bütünselliğinin dokunulmazlığı hakkı, başta Evrensel Bildirge olmak üzere Türkiye’nin de taraf olduğu BM ve Avrupa Konseyi temel insan hakları belgelerinde güvence altına alınmış haklardır. Anayasanın 17. Maddesinin 1. Fıkrasında bu haklar güvence altına alınmıştır. Anayasa’nın 15. Maddesi’nin 2. Fıkrasında 7.5.2004 tarihli 2008–2009 Eğitim Ve Öğretim Yılı »
2008–2009 Eğitim Ve Öğretim Yılı’nın, Tüm Öğrenciler ve Eğitim Emekçileri için Şiddetin Her Türden Ayrımcılığın ve Hak İhlallerinin Son Bulduğu Bir Yıl Olmasını Diliyoruz... YENİ YIL BARIŞ GETİRSİN »
2008 yılında yaşam hakkına yönelik ağır ihlaller yaşadık.
2009 yılında faili meçhul cinayetler işlenmesin, dur ihtarına uymama-yargısız infaz-rast gele ateş açma sonucu ölümler olmasın, gözaltında ve cezaevlerinde şüpheli ölümler son bulsun. Bir insanlık suçu oluşturan ve geçen yıl sayısında ve şiddetinde artış olan işkence ve kötü muameleye sıfır tolerans gerçek olsun. Yaşam Hakkı İhlalleri Özel Raporu: 2008 »
Türkiye İnsan Hakları Vakfı Dokümantasyon Merkezi son sekiz yıl içinde meydana gelen yaşam hakkı alanındaki ihlallere dikkat çekmek için elinizdeki raporu hazırladı. Söz konusu raporda yer alan, 2008 yılı içinde faili meçhul ölümler, gözaltında veya cezaevlerinde ölümler ile yargısız infaz/dur ihtarına uymama/rastgele ateş açma sonucunda meydan gelen ölümlere ilişkin veriler Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Ali Babacan’a Açık Mektup »
“Sivil Toplumun Katılımından” Ne Anlıyorsunuz?
1 Eylül 2008 tarihinde, hükümet tarafından hazırlanan “Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programı (Taslak)” başlığını taşıyan metin, aralarında Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın da (TİHV) bulunduğu 84 sivil toplum örgütüne gönderilmiş ve 15 gün içinde metni değerlendirilmeleri ve görüş bildirmeleri istenmişti. İsrail Saldırılarına ilişkin Dünya Tabipleri Birliği (DTB) Başkanı Yoram Blachar'a Mektup »
Sevgili Yoram Blachar,
Ocak 2003 tarihinde Türk Tabipleri Birliği adına İsrail’e ve Filistin’e yaptığımız ziyaret sırasında, bir hayli uzun süren görüşmelerimizi hatırladığım için bu mektubu yazma ihtiyacı hissettim.
Bugün İsrail Tabipleri Birliği Başkanlığınızın yanı sıra Dünya Tabipleri Birliği (DTB) Başkanlığı sıfatınız size büyük bir imkân sunmaktadır ama aynı ölçüde büyük bir sorumluluk da yüklüyor Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde Sonuçlanan İşkence Yasağı İle İlgili Davaların Değerlendirmesi »
AİHS’nin 3. maddesinde düzenlenen “işkence yasağı” kapsamında, Türkiye aleyhine sonuçlanan dava sayısı 1990 yılından bu yana her geçen yıl artmaktadır. AİHM Türkiye’nin AİHS’nin 3. maddesini 2007 yılında toplamda 47 kez ihlal ettiğine karar vermişken 2008’de toplamda 57 kez ihlal ettiğine karar vermiştir. Basına ve Kamuoyuna »
25 Şubat 2008 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Kuzey Irak’a yaptığı kara harekâtını protesto etmek amacıyla Demokratik Toplum Partisi (DTP) Diyarbakır İl Örgütü tarafından gerçekleştirilen yürüyüş sonrasında yaptığı konuşma nedeniyle Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir’e ve Batman Belediye Başkanı Nejdet Atalay’a Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) 7/2. maddesine muhalefet ettiği gerekçesi ile 10’ar ay hapis cezası verildi.
Acil Eylem Çağrısı »
Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın İki İnsan Hakları Savunucusunun Gözaltına Alınması Üzerine Yaptığı Acil Eylem Çağrısı
Bugün, 12 Mayıs 2009’da, saat 9:00’dan itibaren İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) iki Merkez Yürütme Kurulu üyesinin, Hasan Anlar’ın ve Filiz Kalaycı’nın ve onlarla aynı avukatlık bürosunu paylaşan Avukat Halil İbrahim Vargün ve Avukat Murat Vargün’ün bürosuna ve evlerine herhangi bir gerekçe bildiriminde bulunulmaksızın Terörle Mücadele Ekipleri (TEM) tarafından baskın düzenlendi ve yukarıda adları anılan dört insan hakları savunucusu gözaltına alındı.
Basına ve Kamuoyuna »
Bu sabah haber kaynaklarına düşen, Diyarbakır’da Lice-Genç yolu üzerinde yol emniyeti görevi yapan bir zırhlı personel taşıyıcının geçişi esnasında meydana gelen patlama sonucunda 2'si uzman çavuş, 7'si er olmak üzere toplam 9 askerin yaşamını yitirdiği bilgisi bizlerde büyük üzüntü ve kaygıya yol açmıştır.
Gerçeklerle Yüzleşeceksiniz »
Ergenekon sürecine toplumsal muhalefet cephesinden müdahale olarak özetlenebilecek bu çalışmayla halkta duyarlılık yaratılması ya da var olan duyarlılığın açığa çıkarılmasını hedefliyoruz.
Biz aşağıda isimleri bulunan kurumlar ve aydınlar olarak yakın tarihimizde bu ülke topraklarında yaşayan tüm halklara, farklı inanç ve kültürlere, her türden muhaliflere karşı gerçekleştirilen inkar, ayrımcılık ve yok etme politikalarını, faili meçhul cinayetleri,
|
|||||||||||||||