|
||||||||||||||||
|
“İşkenceyle Öldürüldüğü İddia Edilen Er Polat Davasının 22. Duruşması Yapıldı”,Zaman Gazetesi, 04 Kasım 2009.
Adana’da, Er Murat Polat’ın (20) 6. Kolordu Komutanlığı Askeri Cezaevi’nde işkenceyle öldürüldüğü iddiasıyla açılan davaya devam edildi. Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuksuz sanıklar 1 yarbay, 4 astsubay ve 25 er ile erbaştan hiçbiri katılmadı. Yaklaşık dört buçuk yıldır devam eden davanın 22. duruşmasında, müşteki erin babası Kenan Polat (55) ve annesi Gülşen Polat (55) ile tarafların avukatları hazır bulundu. Baba Kenan Polat, mahkemede, oğlunun ölümünden sorumlu askerlerin tutuklanmasını isteyerek, "şikâyetçiyim" dedi. Müşteki Polat’ın avukatlarından Nergiz Tuba Ataş ise Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) adına da davaya katılmak istediğini söyledi. Er Murat Polat’ın anne ve babasının yardım için TİHV’ne başvurduğunu ifade eden Ataş, "Kenan ve Gülşen Polat, oğullarının işkence sonucunda hayatını kaybetmiş olması nedeniyle ağır travma yaşamışlardır. Bu nedenle vakfımız kendilerine psikolojik destek ve rehabilitasyon hizmeti vermektedir." diye konuştu. Ataş, davada gerçeklerin ortaya çıkması, mağdur ve müştekilerin adalet duygularının bir nebze de olsa tatmin edilmesinin diğer kurumlar gibi vakfın da beklentisi olduğunu dile getirdi. Ataş, "Alanda çalışan kurum ve örgütlerin davaya katılarak, maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasında mahkemeye yardımcı olarak gerçekleşebileceği kanısındayız. ‘Suçtan zarar gören kavramı’ artık suçtan doğrudan zarar görenlerle sınırlandırılmamaktadır. Bu sınırlama adil ve isabetli değildir. Bu nedenle TİHV’nin davaya katılmasını istiyoruz." şeklinde konuştu. Mahkemede sanık avukatları, Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın davaya ‘hukuki’ nedenlerle değil ‘siyasi’ gerekçelerle müdahil olduğunu ileri sürdü. Mahkeme heyeti, Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın suçtan doğrudan zarar görmesi söz konusu olmadığından ve vekâletnamesi bulunmadığından davaya katılma talebini reddetti. Duruşma, yeni tanıkların dinlenmesi, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için ertelendi. Er Polat’ın Anne-Babası: Adalet İstiyoruz Mahkeme sonrası Adana Adliyesi önünde açıklama yapan Er Murat Polat’ın babası Kenan Polat, Türkiye’de adalet aradığını ifade etti. Oğlunun askeri üniformalı posteri ve davayla ilgili basından çıkan haberleri afiş haline getiren Polat, dört buçuk yıldır duruşma için İstanbul’dan Adana’ya gelip-gittiğini hatırlattı. Polat, Astsubay Başçavuş O.A. ile beş erin tutuklanmasını istedi. Ülkede yargı olmadığını savunan Polat, "Adalet sadece zenginler için var. İşkence altında ölen oğlum için Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve Adalet Bakanlığı’na çıktım. Telefonlarımı alıp, gönderdiler. Ondan sonra da arayıp soran olmadı. Adalet için Avrupa’ya gideceğim." dedi. Anne Gülşen Polat ise ‘adalet istiyorum’ taleplerini tekrarladı. Her seferinde, yıllardır süren dava için İstanbul’dan geldiklerini hatırlatan Polat, şunları söyledi: "Oğlumu vatana hizmet için askere gönderdim. Ama böyle mi olacaktı. Biz kilometrelerce uzaklardan geliyoruz, sanıklar burada ellerini sallayıp, mahkemeye gelmiyor. Adalet bu mu? Cumhurbaşkanımız susmayacak. Her şey içerde yapılıyor, yaptırılıyor. Kimse dışarıdan bir şey aramasın." Türkiye İnsan Hakları Vakfı’ndan avukat Nergis Tuğba Ataş ise işkence mağdurlarına hizmet verdiğini belirtti. İşkencenin toplumsal etkilerine dikkat çeken Ataş, davaya kurumsal müdahil olma taleplerinin reddedilmesinin ‘hukukî’ olmadığını düşündüklerini iddia etti. Olayın Geçmişi Gaziantep’te vatanî görevini yaparken rahatsızlığı sebebiyle sevk edildiği Hatay’ın İskenderun ilçesinde, kendisine isnat edilen bir suçtan dolayı 28 Haziran 2005’te tutuklanıp Adana 6. Kolordu Komutanlığı’ndaki askeri cezaevine götürülen er Murat Polat, iddiaya göre, mahkûm elbisesi giymediği gerekçesiyle gardiyan askerler tarafından cop ve sopayla dövüldü. Ağır yaralanan Polat, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi’nde yoğun bakıma alındı. Böbrekleri ve akciğeri hasar gören, kaburgaları kırılan, beyninde ödem oluşan Polat, 27 Temmuz 2005 tarihinde hayatını kaybetti. Otopsi raporunda, işkenceyle öldürüldüğü belirtildi. Cezaevi eski müdürü topçu yarbay, cezaevinde görevli dört astsubay ve oğlu terhis olan erlerle birlikte toplam 30 kişi hakkında, işkence ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence suçlarından, 12 yıldan ömür boyu hapse kadar değişen cezalar istenerek dava açıldı.
|
|||||||||||||||